Cilt Lekelerinden Kurtulmak Mümkün Mü? -

Sağlıklı ve güzel görünmek için pürüzsüz ve lekesiz bir cilde sahip olmayı hepimiz isteriz. Bazı lekeler doğuştan itibaren mevcuttur. Bazıları doğum lekelerini uğur işareti kabul eder. Bazıları ise bu lekelerden rahatsız olup kurtulmak isterler. Yüzündeki benleri ve çilleri seven insanlar olduğu gibi bir o kadar da kurtulmak isteyen, bu yüzden doktora başvuran insan vardır.
 

Yaşımız ilerledikçe cildimizde daha önce var olmayan bazı lekelenmeler oluşabilir. Bu lekelenmeler dış görünüş açısından önemlidir ve hayatımızı etkileyerek psikolojik sorunlara sebep olabilmektedir. Konuyla ilgili sorularımızıEmsey Hospital’dan Dermatoloji Uzmanı Uzm. Dr. Şenay Sarıtaş’a yönelttik.

 

Cildimizde neden lekeler oluşur?
 

İnsan derisi farklı hücre çeşitlerinden oluşmuş kompleks, dinamik bir organdır. Deriye rengini veren melanindir. Deride melanositler melazonomları üretir, melanozomlar tirozini deriye rengini veren melanine çevirir. Melanosit sayısı cinsiyet ve ırka göre farklılık gözetmez.
 

Deri tonları açısından Tip I en açık ve Tip VI en koyu arasında sınıflandırılan deri tipleri arasında melanosit sayısı açısından farklılık yoktur. Sadece genetik olarak belirlenmiş melanin sentez miktarında ve melaninin keratinositlerdeki dağılımında farklılıklar vardır. Melanin sentezini etkileyen iki faktör; UV güneş ışını ve hormonlardır.
 

Bu uyarılar sonucunda deride lekelenme dediğimiz hiperpigmentasyon olur. Melanin pigmentinin ciltte birikimi ilelekelenmeler meydana gelir. Hormonal değişiklikler, güneş ışınlarına uzun süre maruz kalma, gebelik, genetik yapı, kimyasallar ve hormonal tabletler leke oluşumuna neden olurlar.
 

Son yıllarda gelişen teknoloji lekelenmelerin tedavisinde önemli avantajlar sağlamaktadır. Lekelenme tedavilerinde çeşitli kremler, lazer ve kimyasal soyma ( peeling)  ile % 90’a varan başarılı sonuçlar elde edilmektedir. En baştalekelenmelerin oluşumunu engellemek veya leke tedavisi sonrasında tekrarlamaları önlemek amacıyla UV ışınlarından güneş koruyucular ile koruma sağlanmalıdır. Özellikle güneşe karşı hassas ve açık tenli kişilerin yaz aylarında güneşlenmemeleri, solaryuma girmemeleri,  en az 50 koruma faktörlü güneş koruyucuları kullanmaları gerekmektedir.

 

Lazer tedavisi etkili midir?
 

Çiller; özellikle kış aylarında solar, yazın artış gösterir. Çillerin tedavisinde en etkin yöntemler kimyasal peeling ve lazer tedavileridir. Sadece çillerde değil, lekelerin tedavisinde etkin sonuç lekelerin büyüklüğü ve bulunduğu yere, derinliğine göre değişmektedir. Bazılarında lekelerin rengi soldurulur, bazılarında tamamen yok edilebilir.
 

Doğum kontrol hapları kullanımı sonucunda veya gebelik döneminde oluşan lekeler en sık yüz bölgesinde gebelik maskesi denen koyu kahverengi lekelerdir. Sıklıkla esmer tenlilerde görülür. Bu lekelenmelerin tedavisinde daha çok lazer tedavisi ile sonuç alınabilmektedir.
 

Lekelenmelerin lazer ile tedavisi bazen tek seansta gerçekleştirilebilirken, bazen birkaç seans uygulama ile başarı sağlanabilmektedir. Lazer doğumsal lekelerde, güneşe bağlı oluşan lekelenmelerde, gebelikte oluşan lekelenmelerde, çillerde, akne lekelerinde, yaşlanmaya bağlı lekelenmelerde uygulanabilmektedir. Özellikle doğumsal olan lekeler dışında %90 sonuç alınmakla birlikte, doğumsal lekelerde %70 yanıt alınmaktadır.

 

Lazerin dışında hangi tedavi yöntemleri etkilidir?
 

Cilt lekelenmelerinin azaltılmasında maskeler ve kremler kullanılmaktadır. Alfa arbutin içeren maskeler özellikle lekelenme tedavisinde kullanılmaktadır. Alfa arbutin; ayı üzümü, kızılcık, yaban mersini özünden elde edilmektedir. Alfa arbutin, özellikle tirozin ve dopanın enzimatik oksidasyonunu engelleyerek epidermal melanin üretimini engeller. Diğer leke giderici hidrokinondur. Altın standart olarak uzun yıllardır kullanılmaktadır.
Tedaviye yanıt 6 ayı bulabilir ve 1 yıla kadar devam eder.
 

Diğer bir ajan kojik asittir. Pirinçten elde edilmektedir. Melanin üretimini geciktirip melanini parçalayarak leke tedavisinde kullanılmaktadır. Isoproylcatechol, özellikle gebeliğe bağlı oluşan lekelenmelerin tedavisinde %70’e varan sonuçlar sağlar. Yüksek oranda melanosititoksiktir. Bunların dışında meyan kökü ekstresi, gentisik asit, flavonoid thiotik asit ve soya fasulyesi ekstresi henüz deneysel çalışma aşamasında olan diğer ajanlardır.

 

Kimyasal peeling ne kadar etkilidir?
 

Kimyasal peeling; lekelenme tedavisinde oldukça sık kullandığımız bir yöntemdir. Etkisi melaninin uzaklaştırılmasına dayanır. TCA triklorasetik asit ile yüzeyel peeling veya yüksek konsantrasyonlarda etkin olarak tedavide başarı sağlamaktadır. Diğer yaygın olarak kullandığımız peeling ajanı alfa hidroksi asitlerdir. Epidermal tip lekelenmelerde iyi yanıt sağlar ve yan etkisi TCA’ya oranla daha azdır.

 

Lekelenmelerin tedavisinde kullanılan diğer yöntemler nelerdir?
 

Krioterapi, nitrojen ile dondurma yöntemidir. Yan etkisi açısından tercih edilmezler. Dermabrazyon; yan etkisi açısından oldukça etkili olmasından dolayı keloid miliya kaşıntı sonrasında oluşan lekelenmeler nedeniyle standart tedavi yaklaşımı değildir. Alternatif tedavi olarak tercih edilmektedir.
 

Lazerler; selektif fototermoliz teorisine dayanılarak lekelenmelerin tedavisinde kullanılır. Çeşitli tedavilerin başarısız olduğu durumlarda tercih edilir. Tedavide kullanılan erbium yağ q switched ruby argon ve pulsed CO2 lazerlerdir. Özellikle melazmada en başarılı olan fraksiyonel lazerlerdir.
 

Sonuç olarak; geniş spektrumlu 50 koruma faktörlü güneş koruyucular kullanılmak şartı ile; ilk basamak tercih hidrokinon, tretinoin, retinoik asit, flusinolon asetonid kombinasyonları ikili veya üçlü olarak kullanılmaktadır. İkinci basamakta yanıt alınmazsa peeling dermabrazyon lazer eklenmelidir.

 

Lekelerden ne kadar zamanda kurtuluruz?

Erken tedaviye başlanılması ile lekelerden kurtulmanın daha kolay ve başarılı olacağı unutulmamalıdır.

Tedavilerin başarısı kişiden kişiye değişmekle birlikte lekenin derinliği tedaviye yanıtı etkilemektedir.

 

Leke oluşumunu önlemek için ne yapabiliriz?

Güneşten korunmak, hatta ve hatta kışın karlı havalarda dahi korunmayı ihmal etmemek oluşabilecek lekelenmeleri önlemede en etkili yoldur.