“Akne” İhmale Gelmez! -

Halk arasında sivilce adıyla bilinen akne, en sık rastlanan ve kişinin psikolojisini bozmaya kadar giden bir cilt problemi olarak karşımıza çıkıyor. Özellikle, sonbahar ve kış aylarında daha da kötüleşebilen akne; bazen de yaz aylarında terleme ile birlikte yağ salgısının artmasına bağlı oluşabiliyor.

 

Akne nedir?

 

Akne (sivilce), en sık ergenlerde olmak üzere her yaşta görülen, deride bulunan yağ bezlerinin ve kıl köklerinin düzgün çalışmaması sonucu, belirli vücut bölgelerinde (yüz, gövde ve kalçalar) ortaya çıkan bir inflamasyondur. Ergenlik çağındaki gençlerin % 85’inde görülmekte ve sıklıkla yetişkin yaşlarda devam etmektedir. Başlangıç yaşı,ergenlik çağında kızlarda 10-17; erkeklerde 14-19’dur. Erkeklerde kadınlara göre daha şiddetlidir. % 30 oranında multifaktöryel kalıtım gösterir. Ebeveynlerinde akne öyküsü olanlarda sık görülür. Akne her ne kadar sağlığı tehdit eden bir sorun olmasa da, ciddi psikolojik problemlere neden oluşturabilir. Tedavi edilmediği takdirde ise, kalıcı izlere (skarlara) sebep olur.

 

Pilosebase ünitesi nedir?

 

Pilosebase ünitesi; yağ bezi, kıl kökü ve ortaklaşa kullanıldıkları kanaldan oluşur. Bu kanal deri yüzeyinde sonlanır. Yağ bezlerinden sebum adı verilen yağ salgısı üretilir.  Bu salgı kanaldan deri yüzeyine açılır. Kanalı oluşturan ise, keratin üreten hücrelerdir. Kanalda kıl, sebum ve keratin üreten hücreler tıkaç oluşturur. Bu tıkaç, sebum kanalda ilerleyip deri yüzeyine boşalamaz. Bakterilerin çoğalması ile ileride inflamasyon (yangı) olur. Şişkinlik, kızarıklık, sıcaklık artışı ve ağrı gibi belirtiler gösterir. Sonuçta sivilce adı verilen, iltihabi içeriği olan kabarıklık meydana gelir.

 

Akne neden olur?

 

 Aknenin oluşumundan birçok neden sorumludur. Bunların başında artmış androjenler (erkeklik hormonu) gelir.Ergenlik döneminde, hem erkek hem de kızlarda androjen seviyesi artar. Bu süreç aşırı yağ üretimine sebep teşkil eder. Lityum, hidantoin, izoniazid  glukokortikoidler, danazol, bromit ve bazı hormon ilaçları başta olmak üzere birtakım ilaçlar da akne oluşumunda etkindir. Gebelikte oluşan akneye hormonal değişiklikler sebep olabilir. Kadınlarda adet dönemine yakın oluşan hormonal değişiklikler ise akneyi alevlendirmektedir. Genetik yatkınlık ailesel ilişkilidir. Özellikle yağ bazlı kozmetik ürünler ve aknejenik mineral yağlar da nedenler arasındadır. Emosyonel stresin aknenin alevlenmesine sebep olduğu bilinmektedir. Kişinin elini yüzüne dayaması, sıkı kıyafetlerin giyilmesi ve mekanik baskı aknenin alevlenmesinde etkin rol oynar. Çevresel tetikleyiciler, hava kirliliği, yüksek nem düzeyleri akneyi harekete geçirir. Sivilcelerin sıkılması ve fırçayla tahriş edilmesi, hem zararlıdır, hem de artışına neden olmaktadır.

 

Gıdalar ve stres, akne nedeni midir?

Akne ile ilgili birçok kulaktan dolma yanlış bilgiler vardır.  Çikolata ve yağlı yiyecekler suçlanmaktadır. Ancak gıdaların akne gelişimini başlattığı veya tetiklediği yönünde yayınlanmış bilimsel bir çalışma mevcut değildir. Yine de kişilerin, aknenin yiyecekle arttığı yönünde tespiti varsa, o gıdalardan az tüketilmesi faydalı olacaktır. Stres, aknenin nedeni olarak görülmez ancak ağır stresli dönemlerde, stres hormonlarının da artışı ile sivilcelerde çoğalma olmaktadır. Çoğu kez aknenin karaciğer hastalığından kaynaklandığı söylenir; oysaki sivilcenin karaciğer veya iç hastalıklarıyla hiçbir ilişkisi yoktur.

 

Siyah nokta nasıl oluşur?

 

Akne farklı lezyonlarla karşımıza çıkar. Temel akne (sivilce) lezyonuna komedon denir. Tıkanmış folikül büyümesiyle görülür.  Tıkanmış folikül ya da komedon derinde yerleşikse, buna kapalı komedon; komedon deri yüzeyine açılmışsa ve hava ile temas etmişse açık komedon yani siyah nokta adı verilir.

 

Güneşin, sivilce üzerinde azaltıcı etkisi var mıdır?

 

Güneşin sivilce üzerine olumlu etkisi, azaltıcı rolü olduğu bilinmektedir. Ancak bu, her zaman doğru değildir. Aşırı güneşlenme sonrasında deri kendini korumak adına kalınlaşır ve bronzlaşır.  Güneşle azalan akneler, daha sonra derinin kalınlaşıp gözeneklerin tıkanması sonucu daha da şiddetlenebilir. Solaryum da sivilce eğilimini artırabilmektedir.

 

Akne oluşumunu önlemek için nasıl bir cilt temizliği yapılmalıdır?

 

Cildimiz; günlük bakım olarak günde iki kez, temizleyici madde ve ılık su ile yıkanmalıdır. Yağ bazlı temizleyiciler kullanılmamalıdır. Akneli ciltler, özellikle pH değeri 5.5 olan ürünleri tercih etmelidirler. Cildi çok sık yıkamak da sivilce eğilimini artırır. Doktorunuz, en uygun temizleyiciyi seçmeniz konusunda size yardımcı olacaktır.

 

Akneli cilde sahip kadınlar makyaj yapabilir mi?

 

Akneli ciltler; göz makyajı, ruj ve allık kullanabilir. Fondöten ve pudranın kullanılması ise, ancak cilt tiplerine uygun olanların tercihi ile mümkündür. Özellikle fondötenin yağsız ve su bazlı olmasına; ürünlerin üzerinde non-komedojenik (komedo oluşturmayan) ve non-aknejenik olduğunu belirten yazılar bulunmasına dikkat edilmelidir. 

 

Akneli cilde sahip erkekler traş olurken nelere dikkat etmelidir?

 

Akneli cilde sahip erkekler, tıraş bıçağı veya elektrikli traş makineleri kullanabilirler. Ancak tıraş köpüğü seçiminde dikkatli olmalıdırlar. Sivilceler tahriş edilmeden,koparılmadan tıraş olunmalıdır.

 

Akne nasıl tedavi edilir?

 

Akne tedavi edilebilir bir deri hastalığıdır. Ancak tedavi süreci uzundur. Tedavi sürecinde yanıt 2. aydan itibaren başlar; 4-8 ay arasında devam eder. Sivilce tedavisinde etkin sonuca ulaşmak için sabırla beklemelisiniz. Dermatoloğunuzla irtibat halinde olmanız, sizi en iyi sonuca götürecektir.

 

Hafif aknelerde; deriye sürülecek antibiyotikli krem, solüsyon ve jeller ile tedavi sağlanabilmektedir. Biraz kuruluk yapabileceğinden, yağsız bir nemlendirici kullanmakta fayda vardır. Orta şiddetli aknede, ağız yolu ile alınan antibiyotikler kullanılır. Bunlar; kıl foliküllerinde bulunan bakterilere karşı etkin olmaları sebebiyle, kızarıklık ve iltihaplanmaları azaltırlar. Hormonal kaynaklı aknelerde doğum kontrol hapları akneyi önemli derecede iyileştirebilir. Şiddetli aknede, ağızdan alınan isotretinoin tedavisi yapılmaktadır. Diğer bir seçenek olarak ise; peeling, meyve asitleri ve kimyasallarla yapılan soyma tedavilerini söyleyebiliriz. Bunlarla gözle görünür derecede başarı sağlanmaktadır.